
Meme dikleştirme ameliyatı, plastik cerrahi alanında sıklıkla başvurulan bir cerrahi müdahaledir. Bu yüzden özellikle de meme dikleştirme operasyonundan yararlanacak olan bireylerin bu ameliyat hakkında doğru bilgileri öğrenmeleri gerekir. Ancak meme dikleştirme ameliyatı yanlış bilgilerden dolayı tam olarak idrak edilemeyen ya da yanlış anlaşılan bir operasyon haline gelmiştir. Meme dikleştirme yanılgılarından kurtularak meme dikleştirme gerçeklerini öğrenmek için meme dikleştirme ameliyatı hakkındaki yanlış bilinenlerle ilgili bilgi sahibi olmalısınız. Meme dikleştirme hakkında yanlış bilinenler hakkında kapsamlı bilgi sahibi olmak için yazımızı okumaya devam edebilir ve bizimle iletişime geçerek meme dikleştirme konusunda uzman bir hekim olan “Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Akman” ile birebir görüşerek daha kapsamlı bilgi almayı talep edebilirsiniz.
Meme dikleştirme hakkında yanlış bilinenlerin başında ameliyat sonrası emzirmenin mümkün olmayacağı bilgisi gelmektedir. Meme dikleştirme sonrası emzirmek mümkündür. Meme dikleştirme ya da tıbbi adı ile mastopeksi emzirme fonksiyonuna olumsuz yönde etki etmeden de gerçekleştirilebilen bir ameliyattır. Emzirme ve meme dikleştirme arasında aslında direkt bir ilişki bulunmamaktadır. Meme dikleştirme ameliyatında meme dokusunun sarkmasına sebep olan ekstra doku alınabilir ve duruma bölgeye silikon takılabilir. Her iki durum da aslında emzirme işlevini sağlayan süt kanallarına ve meme ucuna zarar vermeden yapılabilir.
Aslında meme dikleştirme ameliyatı, meme küçültme ameliyatı ile aynı yöntemler kullanılarak yapılır ve meme dikleştirme ameliyatında da tıpkı meme küçültme ameliyatında olduğu gibi süt kanallarına zarar verilmeden tıbbi müdahalede bulunmak mümkündür. Bütün bunlara ek olarak bazı bireyler emzirme ve süt üretmenin meme büyüklüğüyle ilişkili olduğunu sandığı ve meme dikleştirme ile birlikte protez kullanılmazsa meme küçülebildiği için meme dikleştirme ameliyatının emzirmeye engel olacağını düşünürler. Ancak memenin küçülmesi ve meme dikleştirme süt verme fonksiyonuna etki etmeyebilir.
Emzirme fonksiyonu, süt kanallarına bağlıdır. Bir annenin yeteri kadar süte sahip olması da beslenme alışkanlıkları, hormonal düzeyleri ve genel sağlık durumu gibi durumlarla ilişkilidir. Bu yüzden doğru yöntemler ile gerçekleştirilen ve süt kanallarına zarar verilmeyecek şekilde yapılan bir meme dikleştirme ameliyatından sonra emzirme konusunda herhangi bir problem yaşamamanız mümkündür. Ancak meme dikleştirme sonrası emzirme fonksiyonunuzu korumak istiyorsanız bu isteğinizi doktorunuzla paylaşmanız gerekir. Bu sayede doktorunuzun emzirme yeteneğinize zarar vermeyecek bir şekilde meme dikleştirme ameliyatı yapmasını sağlayabilirsiniz.
Birçok kişi meme dikleştirme ameliyatından yararlanmak istemektedir ama meme dikleştirme izlerinin çok belirgin, büyük boyutlu ve rahatsız edici olduğunu düşündüğü için bu ameliyattan yararlanmaktan kaçınmaktadır. Ancak aslında minimal izli meme dikleştirme ameliyatı yapmak mümkündür. Günümüzde plastik cerrahi alanında estetik dikiş atma yöntemleri ve minimal kesi ile cerrahi müdahalede bulunma teknikleri sayesinde meme dikleştirme ameliyatı da dahil olmak üzere birçok ameliyat çok belirgin, büyük ve rahatsız edici izler bırakmayacak şekilde yapılabiliyor.
Meme dikleştirme ameliyat izlerinin her zaman çok belirgin olacağına yönelik olan yaygın bilgi, aslında yanılgıdan ibarettir ve her durum için geçerli değildir. Özellikle de meme estetiği ve minimal izli operasyonlar yapma konusuna tecrübeli bir cerrah tarafından gerçekleştirilen mastopeksi izleri ile rahatsızlığa değil avantajları ile memnuniyete sebep olabilir. “Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Akman” gerçekleştirdiği ameliyatlarda bireylerin memnun kalmasını hedeflediği için meme dikleştirme operasyonunu da rahatsız edici izlere yol açmayacak şekilde tamamlamaktadır. Bu yüzden bizimle iletişime geçerek minimal izli meme dikleştirme ameliyatı hakkında bilgi sahibi olmak adına randevu talep edebilirsiniz.
Bütün bunlara ek olarak meme dikleştirme izlerini neredeyse tamamen geçirmek de mümkündür. Özellikle de ameliyat sonrası iyileşme süreci tamamlandıktan ve ameliyat izlerinin rengi daha açık bir tona gelecek kadar zaman geçtikten sonra lazer tedavisi gibi etkili yöntemlere başvurarak ameliyat izlerini neredeyse hiç görünmeyecek kadar iyileşmesini ve ortadan kalkmasını sağlayabilir. Buna ek olarak lazer tedavisi gibi yöntemler güvenilir tedaviler olduğu için bu yöntemlerden yararlanma konusunda endişe etmenize de gerek yoktur.
Meme dikleştirme yanılgıları arasında sıklıkla rastlanan bilgilerden biri meme dikleştirme sonrası memelerin yeniden hızla sarkacağı ve meme dikleştirme ameliyatının sonuçlarının asla kalıcı olmamasıdır. Meme dikleştirme kalıcılığı yüksek olan cerrahi müdahalelerden bir tanesidir. Ancak “Meme dikleştirme sonuçları ne kadar kalıcı?” sorusuna verilecek olan yanıt, değişkendir ve bu ameliyatın tamamen geçici sonuçlar sunacağını söylemek pek de mümkün olmayacaktır.
Meme dikleştirme sonrası sarkma aslında bazı etkenlerden dolayı meydana gelmektedir. Bu yüzden mastopeksi kalıcılık süresini anlamak ve “Meme dikleştirme sonrası tekrar sarkma olur mu?” sorusuna yanıt bulabilmek için meme dikleştirme sonrası sarkmaya sebep olabilen durumları bilmek gerekir. Meme dikleştirme sonrası sarkmaya sebep olabilen ve mastopeksi kalıcılık süresini etkileyen faktörler birkaç başlık altında izah edilebilir.
Hem meme dikleştirme ameliyatını geçiren bireylerin hem bu ameliyatı geçirmeyen bireylerin meme sarkması problemi ile karşı karşıya kalmalarının temel sebeplerinden biri, hamilelik ve emzirme sürecinden geçmektir. Hamilelik başlangıcından itibaren bireylerin meme dokusunda çeşitli değişimler meydana gelir. Bu değişimler genel olarak meme dokusunun büyümesine ve süt bezlerinin genişlemesine sebep olmaktadır.
Emzirme sürecinin de başlaması ile birlikte meme dokusunun büyüme seviyesi daha fazla artar ve daha hızlı bir şekilde gerçekleşir. Ancak emzirme sürecinin bitişi ile birlikte süt bezleri ve kanalları da daralmaya başlar ve meme dokusunda belirgin bir küçülme meydana gelir. Meme dokusundaki ani küçülme sonucunda deri sarkması problemi ve dolayısıyla meme sarkması meydana gelebilir. Bu yüzden birçok plastik cerrahi uzmanı meme dikleştirme sonrası sarkma yaşamak istemeyen bireylerin planları dahilindeyse hamilelik ve emzirme süreçlerinden sonra meme dikleştirme ameliyatından yararlanmalarını tavsiye etmektedir.
Meme dikleştirme kalıcılığını belirleyen ana faktörlerden bir tanesi, bireyin ideal kilosunda olmasıdır. Bu durumun temel sebebi kilo almanın ve kilo vermenin ve özellikle de ani bir şekilde gerçekleşmesi durumunda meme sarkmasına sebep olabilmesidir. Bu durumun temel sebebi meme bölgesindeki dokunun büyük bir çoğunluğunun yağdan oluşmasıdır. Birçok kadın kilo aldıkları zaman meme dokularının büyüdüğüne ve kilo verdikleri zaman da meme dokularının küçüldüğüne şahit olabilmektedir. Bundan dolayı kilo alıp kilo vermeye dayalı olan memenin büyümesi ve küçülmesi, birey meme dikleştirme ameliyatından yararlanmış olsa bile meme sarkması problemi ile karşı karşıya kalmasına yol açabilir.
Meme dikleştirme sonrası sarkma problemine sebep olan ana etkenlerden bir tanesi, meme dokusunun yeterince desteklenmemesidir. Meme dokusu, normal şartlarda da desteğe ihtiyaç duyar ve bireylerin kendilerine uygun sütyenleri kullanmaları sarkma probleminin meydana gelmesini engelleyebilir. Özellikle de meme dikleştirme gibi hassas bir operasyondan sonra ise meme dokusunun medikal sütyenler gibi özel sütyenlerle desteklenmesi sarkma probleminin meydana gelmemesi açısından oldukça önemli ve gereklidir. Meme dokusu yeterince desteklenmezse meme dikleştirme sonrasında tekrar sarkma meydana gelebilir.
Meme dikleştirme yanılgıları arasında sıklıkla görülen bilgilerden birisi meme dikleştirmenin sadece estetik bir ameliyat olduğuna yönelik bilgidir. Meme dikleştirme meme estetiği kapsamındaki hayat kalitesini artıran operasyonlardan bir tanesidir. Meme dikleştirme sağlık faydaları sebebiyle de tercih edilen bir operasyondur. Meme dikleştirme tıbbi faydaları ile bireylerin yaşam kalitesini artırabilmektedir. Bu durumun temel sebebi meme dikleştirme fonksiyonel etkileridir.
Meme dikleştirme aslında meme küçültme ameliyatı ile genel olarak aynı yöntemler kullanılarak gerçekleştirilen bir operasyondur. Bu yüzden tıpkı meme küçültme ameliyatında olduğu gibi meme dikleştirme kapsamında da bireyin hem fiziksel hem psikolojik açıdan birçok fayda elde etmesi mümkündür.
Meme dikleştirmenin sadece estetik değil aynı zamanda yaşam kalitesini iyileştiren bir ameliyat olmasının temel sebebi, omurga sağlığına olan olumlu etkileridir. Meme dikleştirme ile meme ideal boyutlara getirilir ve fazlalık haline gelen sarkmış deriden kurtarılır. Bundan dolayı da bireyin omurgasına binen ekstra yük ve çeşitli nedenlerden dolayı kambur durma sorunu ortadan kaldırılarak postürü yani duruşu ve omurga sağlığı iyileştirilmiş olur.
Meme dikleştirmenin sadece estetik görünümü değil yaşam kalitesini de iyileştiren bir ameliyat olmasının bir diğer sebebi de psikolojik etkileridir. Bir insanın psikolojik açıdan daha iyi hissetmesinin temel kurallarından bir tanesi özgüven sahibi olmasıdır. Özgüven de birçok birey için dış görünüş ile ilgilidir. Bu yüzden meme dikleştirme dolaylı bir şekilde bireyin özgüveninin artmasını sağlayarak kendisini psikolojik açıdan daha iyi hissetmesine ve hareket özgürlüğü ya da kıyafet seçimi gibi konularda daha rahat hareket ederek yaşam kalitesinin artmasına yardımcı olmaktadır.
Birçok kişi meme dikleştirme tekniklerinden habersizdir ve mastopeksi teknikleri olarak kullanılabilecek birden fazla yöntemin olmadığını zanneder. Meme dikleştirme ameliyatı yöntemleri birden fazlardır. Her yöntem farklı konularda avantaj sunmakta ve farklı hasta profilleri için ideal yöntem olarak görülebilmektedir. En çok tercih edilen meme dikleştirme ameliyatı yöntemleri birkaç başlık altında izah edilebilir.
Vertikal meme dikleştirme adından da anlaşılabileceği üzere vertikal yani dik bir çizgi doğrultusunda memenin dikleştirilmesidir. Bu yöntem genellikle protez kullanımını tercih etmeyen, ihtiyaç duymayan ve memelerinin küçülmesini dert etmeyen hastalara uygulanır çünkü memenin küçülmesine de sebep olabilir. En çok tercih edilen yöntemlerden biri olan vertikal meme dikleştirme tekniği, dikey kesiler atılarak yapılır ve oldukça etkili bir tekniktir.
Ters t meme dikleştirme yöntemi yöntemin adından da anlaşılabileceği üzere göğüs bölgesine ters bir t şeklini oluşturacak olan kesiler aracılığıyla yapılır. Bu kesiler sayesinde memede sarkma problemine sebep olan fazla doku alınır ve meme ucu da farklı bir noktaya konumlandırılabilir. Ters T meme dikleştirme yöntemi oldukça etkili bir teknik olduğu için ekstrem derecede meme sarkması problemi yaşayan bireylerin bile çok etkili sonuçlar almalarına yardımcı olabilir.
Periareolar meme dikleştirme yöntemi diğer meme dikleştirme yöntemlerine oranla daha nadiren başvurulan bir tekniktir. Periareolar meme dikleştirmede yöntemin adından da anlaşılabileceği üzere özellikle de areola yani meme ucu bölgesine müdahale edilir. Meme ucu bölgesine atılan kesi aracılığıyla meme dikleştirme yapılabilir ve meme ucu yeniden konumlandırılarak dikleştirme etkisi artırılabilir. Bu yüzden periareolar meme dikleştirme özellikle de meme ucu sarkması yaşayan kişiler için ideal yöntem olabilir.