
Meme bölgesine yönelik estetik operasyonlar bazı yanlış bilgilerden dolayı ya risksiz ya da çok riskli operasyonlar olarak algılanmaktadır. Ancak aslında meme estetiği operasyonlarının da bazı riskleri bulunur ama bu riskler sanıldığı kadar meydana gelme ihtimali yüksek olan riskler değildir. Öte yandan meme estetiği riskleri genellikle hekimin yanlış müdahalelerinden ya da hastanın operasyon öncesi ve sonrasında hekim önerilerine uymamasından kaynaklanır. Bütün bunlardan dolayı meme estetiği yan etkileri yani estetik operasyon sonrası yaşanabilecek olan problemler, bu problemlerin neden kaynaklandığı ve nasıl önlenebileceği gibi konularda bilgi sahibi olmak gerekir. Gelin, meme bölgesine yönelik estetik operasyonların komplikasyonlarına ilişkin önemli bilimsel bilgilere ve konuyla ilgili detaylara birlikte göz atalım.
Birçok meme estetiği ameliyatı minimal de olsa risklere sahiptir. Söz konusu olan bu riskler birkaç başlık altında ele alınabilir.
Her türlü tıbbi müdahalede olduğu gibi meme estetiği riskleri arasında da enfeksiyon riski yer alır. Genellikle ameliyat bölgesi ile bazı bakterilerin temas etmesi ile meydana gelen bu enfeksiyonlar, ameliyat bölgesinden sarı ya da yeşil renkli ve kötü kokulu iltihaplı bir akıntının gelmesine yol açar. Zaten bu durumun meydana gelmeden engellenebilmesi için “Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Akman” gibi birçok tecrübeli hekim meme estetiğinden faydalanan hastalarının IV ile ya da hap formundaki antibiyotikleri almalarını sağlarlar.
Cerrahi müdahalelerin tamamında olduğu gibi meme ameliyatlarının da genel risklerinden bir tanesi kanama ve hematom oluşumudur. Kanama, genellikle dikiş bölgesinde yaşanan problemlerden dolayı meydana gelen açılma ile ilişkilidir. Hematom ise operasyon bölgesinde bulunan damarların deri altında kan birimine sebep olmasıdır. Bu durum genellikle memenin şişmesi, aşırı derecede ağrıması ve sertleşmesi gibi durumlarla kendisini gösterir.
Meme bölgesine yönelik estetik ameliyatlar genellikle genel anestezi altında gerçekleştirilir. Özellikle de kronik hastalıkları bulunan bireyler için ekstrem derecede risk teşkil eden anestezi komplikasyonları arasında anesteziye karşı alerjik reaksiyonların meydana gelmesi gibi durumlar yer alır. Ancak bireyin genel sağlık durumunun iyi olması ve yetkin bir anestezi uzmanı gözetiminde anestezi uygulamasının yapılması gibi etkenler sayesinde söz konusu olan komplikasyonların meydana gelme ihtimali minimize edilebilir.
Kesi atılan her türlü cerrahi müdahalede olduğu gibi memeye yönelik estetik operasyonlarda da iyileşme sorunları ve iz problemleri de riskler arasındadır. İyileşme sorunları ve iz problemleri genellikle dikişin atması, nekroz gelişmesi ya da ameliyat bölgesinde rahatsız edici izlerin kalması ile ilişkilidir. Ancak bireyin ameliyat öncesi ve sonrasında sigarayı bırakmak ve iz geçirici kremlerini kullanmak gibi durumlara yönelik doktor önerilerine uyması doğrultusunda bu durumların meydana gelmesi engellenebilir.
Meme büyütme komplikasyonları olarak sıralanabilecek riskler genellikle meme protezi riskleri ile ilişkilidir. Bu durumun temel sebebi meme büyütme operasyonlarının genelinde protez kullanılması ve bu protez kullanımının da minimal de olsa risklere sahip olmasıdır. Meme büyütme operasyonuna özgü riskler birkaç başlık altında ele alınabilir.
Kapsüler kontraktür, meme büyütme operasyonlarının risklerinin başında gelen problemlerden bir tanesidir. Normal şartlarda insan vücudunun meme implantı gibi aslında vücudun doğal bir parçası olmayan herhangi bir materyali izole etmek amacıyla kapsül oluşturur ve hatta bu kapsül ince, esnek ve yumuşak yapısı ile meme implantının sabit ve doğal durmasına yardımcı olur. Ancak kapsüler kontraktür ise söz konusu olan bu kapsülün sertleşmesi ve şeklinin bozulması durumudur. Meme estetiği zararları kapsamında ele alınabilecek kapsüler kontraktür, genellikle yanlış cerrahi müdahaleler ya da bireyin söz konusu olan implanta yetecek doku yoğunluğuna sahip olup olmaması gibi durumlardan kaynaklanır.
Meme ameliyatlarında yerleştirilen protezin yırtılması ve sızıntının meydana gelmesi, tıbbi adı ile rüptür olarak adlandırılır. Meme protezleri ya da başka bir deyişle meme implantları normal şartlarda uzun ömürlü ve oldukça sağlam materyallerdir. Ancak bu materyallerin operasyon esnasında çizilmesi ve bireyin travma sonucunda meme bölgesine darbe alması gibi durumlar protezin yırtılmasına ve sızıntıya yol açmasına sebep olabilir.
Öte yandan bazı durumlarda bireylerin aynı protezi 20 yıl gibi uzun sürelerden daha fazla süreler boyunca kullanmaları da protezdeki yıpranmadan dolayı yırtıklara ve sızıntıya yol açabilir. Sanılanın aksine meme protezinin yırtılması ve sızıntı yapması hayati bir durum olarak ele alınmaz ve erken dönemde yapılan doğru cerrahi müdahaleler ile bireyin protez sızıntısından dolayı herhangi bir şekilde zarar görmesine engel olunabilir.
Meme büyütme operasyonlarından sonra asimetrik bir görüntünün oluşması, genellikle protezin yer değiştirmesi ile alakalı bir durumdur. Öte yandan yağ enjeksiyonu ile gerçekleştirilen meme büyütme müdahalelerinde ise asimetri, yanlış ve ölçüsüz enjeksiyon uygulamalarından kaynaklanır. Normal şartlarda insanların doğal memeleri genellikle asimetriktir ve memeler arasında küçük de olsa boyut farkları bulunur. Bundan dolayı ekstrem derecede asimetrik bir görüntü oluşmazsa müdahaleye bile gerek kalmaz ama bazı bireylerin ufak asimetrilerden bile rahatsız olmaları gibi durumlar sonucunda bir revizyon ameliyatı yapılabilir.
Meme dikleştirme ve küçültme ameliyatları da minimal de olsa riskleri bulunan operasyonlardır. Meme dikleştirme ve küçültme ameliyatları kullanılan cerrahi teknikler açısından oldukça benzer operasyonlardır. Bundan dolayı meme küçültme riskleri ve meme dikleştirme komplikasyonları da genellikle benzer ve hatta birebir aynı olan durumlardır. Bu durumlar birkaç başlık altında izah edilebilir.
Meme küçültme dikleştirme operasyonlarında emzirme kanallarının yani süt kanallarının hasar görme riski vardır. Bu durumun temel sebebi meme dokusunun bir kısmının cerrahi olarak alınması ve meme başı konumunun değiştirilmesidir. Ancak bu durumun meydana gelme ihtimali günümüzde oldukça düşüktür ve “Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Akman” gibi tecrübeli ve güvenilir hekimler özellikle de ileride hamile kalmayı ve emzirmeyi planlayan hastaları için süt kanallarının korunacağı cerrahi müdahale yöntemlerine başvururlar.
Meme dikleştirme ve küçültme ameliyatlarında his kaybının meydana gelmesi de riskler arasındadır. Bu durumun temel sebebi operasyonda yapılan cerrahi müdahalenin ve meme dokusunun bir kısmının alınmasının sinirlerde tahribata sebep olmasıdır. Öte yandan örnek olarak meme estetiği enfeksiyon gibi komplikasyonların meydana gelmesine yol açarsa da iltihaptan kaynaklanan baskıdan ya da cilt nekrozundan dolayı meme başında his kaybı olabilir. Ancak meme dikleştirme ya da meme küçültme ameliyatı sonucunda meydana gelen his kaybı, genellikle geçidir.
Meme estetiği risklerini minimize etmek için birçok farklı mantıklı yönteme başvurabilirsiniz. Söz konusu olan bu yöntemler birkaç başlık altında ele alınabilir.
Her türlü tıbbi müdahalede olduğu gibi meme ameliyatlarında da deneyimli ve güvenilir bir cerrahı tercih etmek demek operasyon risklerini minimize etmek anlamında gelir. “Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Akman” gibi alanında tecrübe sahibi olmuş olan uzman ve güvenilir cerrahlar, hastalarının ameliyat esnasında ya da ameliyat sonrasında herhangi bir komplikasyonla karşı karşıya kalmamaları açısından önlemler alırlar ve operasyon için doğru bir planlama yaparlar. Alınan bu önlemler ve yapılan doğru planlamalar da herhangi bir problem yaşamadan estetik meme görünümüne sahip olmanızı sağlayabilir.
Bütün ameliyatlarda olduğu gibi meme ameliyatlarında da komplikasyonların meydana gelme ihtimalini düşürmek için ameliyat öncesi ve sonrası önerilere uygun hareket etmek gerekir. “Meme Küçültme Ameliyatı Öncesi Sonrası Hakkında Bilinmesi Gerekenler”başlıklı blog içeriğimizde de bahsettiğimiz üzere meme küçültme ameliyatı gibi ameliyatlardan önce ve sonra dikkat edilmesi gereken birçok önemli durum vardır. Özellikle de doktorun birebir önerdiği şeylere dikkat etmek demek operasyonun problemsiz bir şekilde tamamlanmasına ve iyileşme sürecinin hem sorunsuz hem kısa olmasına yardımcı olmak anlamına gelir.
Meme estetiği risklerinin meydana gelme ihtimalini minimize etmenin bir diğer yolu da düzenli kontrol muayenelerine gitmektir. Meme dikleştirme ve küçültme gibi operasyonlardan sonraki 1 – 1,5 yıllık süreçte düzenli aralıklarla doktor kontrolünden geçmek gerekirken meme büyütme ya da meme onarımı gibi implant kullanılan operasyonlardan sonra ise ömür boyunca belirli aralıklar ile doktor kontrolünden geçmek gerekiyor. Bu kontroller, olası bir komplikasyonun önceden saptanması ve erken müdahale ile önlenmesi ya da tedavi edilmesi açısından oldukça önemlidir.
Meme Estetiği Sonrası Komplikasyon Gelişirse Ne Yapılmalı?
Meme bölgesine yönelik estetik ameliyatlardan sonra komplikasyonlarla karşı karşıya kalmak genellikle meme bölgesinde aşırı bir şişlik, fazla koyu renkli bir morluk ya da sertlik oluşması ile kendisini gösterir. Böyle belirtiler ile karşı karşıya kaldığınızda yani komplikasyon geliştiğini fark ettiğiniz zaman vakit kaybetmeden doktorunuz ile iletişime geçmeniz ve doktorunuzun bulunduğu sağlık kuruluşuna giderek gerekli tıbbi müdahalelerden yararlanmanız gerekir. Bütün bunlara ek olarak meme estetiği sonrası komplikasyon gelişirse kontrolsüz ve doktor onayı olmaksızın antibiyotik ya da aspirin gibi ilaçları kullanmanın da çok tehlikeli olduğunu unutmamalısınız.
Meme Estetiği Güvenli mi?
Meme estetiği, doğru şartlar altında doğru ve kişiye uygun cerrahi müdahale yöntemleri ile yapıldığı müddetçe güvenilirdir. Özellikle de “Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Akman” gibi hem tecrübeli hem güvenilir hem de hasta memnuniyetini ön planda tutan hekimler tarafından gerçekleştirilen meme ameliyatları, oldukça güvenilir yöntemler ile sağlıklı şartlar altında gerçekleştirilir. Siz de güvenilir meme estetiği hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.