
Meme estetiği kapsamındaki en önemli operasyonlardan bir tanesi olan meme onarımı yanlış bilgilerden dolayı yanlış anlaşılan bir cerrahi müdahale haline gelmiştir. Ancak aslında meme onarımı ya da tıbbi adı ile meme rekonstrüksiyonu gerçekleri ile anlaşılması gerek önemli bir cerrahi müdahaledir. Meme yeniden yapımı hakkında doğru bilinenler ve meme yeniden yapımı yanılgıları hakkında bilgi sahibi olarak oldukça önemli bir operasyon olan meme onarımının ne olduğunu, nasıl yapıldığını ve ne amaçlarla yapıldığını daha iyi anlayabilirsiniz. Buna ek olarak meme yeniden yapımı yanılgıları meme onarımının hangi durumlarda yapılıp yapılmayacağı gibi önemli konular hakkında da bilgi sahibi olmanıza yardımcı olacaktır.
Yazımızı okumaya devam ederek meme onarımı yanlış bilgileri ve dolayısıyla meme rekonstrüksiyonu gerçekleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Buna ek olarak daha kapsamlı bilgi almak ve meme onarımı operasyonudan yararlanmak istiyorsanız bizimle iletişime geçerek meme onarımı konusunda oldukça tecrübeli bir hekim olan “Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Akman” ile birebir görüşmek ve muayene edilmek adına randevu talep edebilirsiniz.
Meme onarımı yanılgılarının yani meme onarımı hakkında yanlış bilinenlerin başında gelen bilgi, bu operasyonun kanser nüksünü tetikleyeceği ya da taramaya engel olacağıdır. Meme kanser riski ve meme kanseri geçmişi olan birinin tekrardan meme kanseri ile karşı karşıya kalması yani kanserin nüksetmesinin aslında meme rekonstrüksiyonu ile ilgisi yoktur. Meme rekonstrüksiyonu kanser nüksü konusunda herhangi bir etkisi bulunmayan cerrahi bir müdahaledir. Kanser tekrarlama riski onarım operasyonu ile değil farklı faktörler ile ilişkilidir. Kanserin nüksetmesi yani yeniden meydana gelmesi genel olarak genetik faktörler ya da tedavi esnasında kanserli bazı hücrelerin gözden kaçırılarak tedavi edilememesi gibi durumlarla ilişkilidir. Bu yüzden meme rekonstrüksiyonu kanser nüksünü olumlu ya da olumsuz herhangi bir şekilde engellemez.
Meme rekonstrüksiyonunun kanser nüksü ile ilgisi olmadığı gibi taramaya engel olma konusunda da herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Meme kanseri geçiren bireyler genel olarak mamografi gibi çeşitli tıbbi görüntüleme ve tarama yöntemleri ile düzenli olarak doktor kontrolü altında tutulurlar. Bu durum bireylerin kanserin nüksetmesi gibi ekstrem ve olumsuz bir durumlarla karşılaşmaları sonucunda erken bir evrede müdahale edilerek durumun kontrol altına alınmasını sağlar. Meme onarımı tarama engellemez ama meme onarımı sonrası mamografi çekilmesi konusunda bazı aksaklıklara sebep olabilir. Ancak bu durum yalnızca protezler ile yapılan meme onarımı operasyonları için geçerlidir ve bu durumda da meme ultrasonu gibi farklı tarama yöntemlerine başvurularak bireyin taramalarını aksatmamak adına gerekli önlemler alınabilir.
Birçok birey masektomi gibi çeşitli etkenlerden dolayı meme dokusunu kaybetmesine rağmen meme onarımı ameliyat ağrısının çok fazla olacağını ve meme rekonstrüksiyonu iyileşme süresinin çok uzun olacağını düşündüğü için meme onarımından yararlanmamaktadır. Ancak aslında meme onarımı ameliyatının her zaman çok ağrılı ve uzun iyileşme süresi gerektiren bir operasyon olacağına yönelik bilgi eksik ve bazı durumlarda yanlış bir bilgidir. Neredyese ağrısız meme onarımı denebilecek kadar minimal acılı bir şekilde meme onarımı yapmak mümkündür. Ancak bu durum bireye uygun yöntemin tercih edilmesi, plastik cerrahi uzmanının tecrübeleri ve meme onarımı sonrası konforun korunması adına sergilenen doğru davranışlar ile ilişkilidir. Bu yüzden ağrısız meme onarımından yararlanmak için doğru plastik cerrahi uzmanını seçmekten iyileşme sürecinde hassas hareket etmeye kadar birçok farklı şeye dikkat etmeniz gerekir.
Bütün bunlara ek olarak meme onarımı, bireyin kısa bir iyileşme sürecinden sonra günlük hayatına dönebileceği şekilde de yapılabilir. Ancak hızlı iyileşme meme rekonstrüksiyonu doğru şartlar altında geçerliyse ve meme onarımı sonrası konfor sağlanması adına doğru davranışların sergilenmesi sonucunda söz konusu olabilir. Bu yüzden meme onarımı ameliyatının her zaman çok ağrılı ve uzun iyileşme süresi gerektiren bir operasyon olduğunu düşünmek yerine bu operasyon için “Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Akman” gibi tecrübeli ve güvenilir isimleri seçmek ve hekimin önerilerine uygun bir şekilde hareket etmek gerekir.
Meme onarımı denildiği zaman akıllara gelen iki ana yöntem vardır. İlk yöntem kişinin kendi dokusuyla gerçekleştirilen otolog doku transferli meme onarımıdır. Diğer yöntem ise protez ile meme onarımı yapılmasıdır. Meme onarımı hakkında yanlış bilinenler arasında yer alan bilgilerden biri de kişinin kendi dokusuyla onarımın protezlerden her zaman daha iyi bir seçenek olduğuna yönelik bilgidir. Kişinin kendi dokusuyla meme onarımı avantajları ile çok fazla tercih edilen bir yöntemdir ama her hasta profili için ideal onarım yöntemi değildir.
Flep ile meme onarımı bazı hastalar için ideal yöntem olmayabilir ve hatta o hastalara uygulanamayabilir. Otolog doku transferi ile onarım ile protezli meme onarımı karşılaştırmasında yalnızca protezle meme onarımının avantajları ve otolog rekonstrüksiyon faydaları göz önünde bulundurulmaz bir birey için “Hangi meme onarımı daha iyi?” sorusunu sorarken yöntemlerin avantajlarına ek olarak yöntemlerin bireye uygunluğunu da göz önünde bulundurulmak gerekir.
Örnek olarak çok zayıf bireylerde ve özellikle de göğüs bölgesinde yeterli deri ve yağ dokusu bulunmayan bireylerde implant yöntemine başvurulamazken flep doku transferi konusunda iyi bir aday olmayan bireylerde ise otolog doku ile meme onarımı yöntemine başvurulamaz. Bu yüzden her bireyin otolog doku transferi ile meme onarımının en iyi yöntem olacağını düşünmek yerine kendisine en uygun yöntemi bulmayı tercih etmesi gerekir.
Meme onarımı ile ilgili yanlış ve eksik bilgilerden bir diğeri de meme onarımı sonrası emzirmenin mümkün olmadığıdır. Meme rekonstrüksiyonu emzirmeye engel olacak bir operasyon değildir. Ancak meme rekonstrüksiyonu operasyonunu geçiren hastaların bir kısmı emzirme fonksiyonlarını kaybetmiş olan bireylerdir. Bu durum aslında sanılanın aksine meme onarımından değil masektomiden kaynaklanmaktadır. Masektomi sonrası emzirme fonksiyonu kaybedilebilir çünkü masektomi esnasında süt kanalları kalıcı bir şekilde zarar görebilir. Bu kalıcı şekilde zarar görme durumu da bireyin emzirme fonksiyonunu tamamen kaybetmesine sebep olabilir. Ancak bu durumda bireyin emzirme fonksiyonunu kaybetmesinin sebebi masektomi sonrası geçirdiği meme onarımı ameliyatı değil masektominin kendisidir.
Meme rekonstrüksiyonu emzirme fonksiyonunu olumsuz yönde etkilemez çünkü bu operasyonda asıl amaç bireyin meme dokusunu onarmak ve kayıplarını gidermektir. Bu yüzden meme onarımı sonrasında hamile kalmak ve emzirmek gibi planlarınız varsa masektomi sonucunda süt kanallarınızın zarar görmemiş olması gerekir ve bu planlarınızı doktorunuz ile paylaşarak meme onarımınızın emzirme işlevinize zarar görmeyecek şekilde gerçekleştirilmesini sağlayabilirsiniz. Bütün bunlara ek olarak meme onarımı süt üretimine de etki etmez. Meme onarımı esnasında süt kanalları zarar görmediği ve süt üretimini tetikleyen hormonal değişimlere herhangi bir şekilde etki edilmediği için meme onarımı sonrasında süt üretimi konusunda da herhangi bir problem yaşayamayabilirsiniz.
Meme onarımı, diğer meme estetiği operasyonlarının aksine oldukça sınırlı hasta profillerine etki eden bir operasyondur. Bu yüzden “Meme rekonstrüksiyonu kimlere yapılır?” sorusuna “Herkese yapılabilir.” gibi yüzeysel ve aslında doğru olmayan bir yanıt vermemek gerekir. Meme onarımı uygunluk kriterleri bulunan hassas bir müdahaledir. Bu yüzden meme onarımı adaylarının bazı kriterleri karşılayan bireylerden oluşması gerekir. Meme onarımı yapılmadan önce bireylerde aranan birden fazla kriter bulunmaktadır.
Meme onarımı için en önemli uygunluk kriterlerinden bir tanesi, bireyin meme onarımına uygun bir dönemde bulunmasıdır. Meme onarımı genellikle meme kanseri ve masektomi sonrasında meme dokusunu kaybeden ya da meme dokusu zarar gören bireylere uygulanan bir cerrahi müdahaledir. Ancak bu cerrahi müdahalenin uygulanması için hem masektomi hem kemoterapi gibi gerekli tedavilerin uygulanmış olması ve bu tedavilerden sonra bireyin tamamen iyileşmiş olması gerekebilir. Bu durumun temel sebebi meme onarımı zamanlaması denildiği zaman akıllara gelen ideal sürecin bireylerin tamamen iyileştikleri dönem olmasıdır.
Bütün bunlara ek olarak meme onarımında farklı aday kriterleri de aranmaktadır. Birçok kişi meme onarımını memedeki estetik problemlerin giderildiği bir operasyon gibi görse de meme onarımı aslında meme dokusunda kayıplar yaşayan bireylere uygun bir operasyondur. Özetle meme dokusu her kadına uygun bir operasyon değildir ve hemen yapılamayabilir.